Histeri, duygusal aşırılıkların ve zihinsel karmaşanın bir araya geldiği karmaşık bir durumdur. Tarih boyunca farklı kültürlerde farklı şekillerde yorumlanmış ve incelenmiştir. Modern psikoloji, histeriyi yalnızca bireysel bir rahatsızlık olarak değil, aynı zamanda toplumsal etkileşimlerin ve stres faktörlerinin bir yansıması olarak da ele almaktadır. Bu bağlamda, histeri, bireylerin yaşadığı derin duygusal çalkantıların bir ifadesi haline gelmiştir.
Histeri, kontrol edilmesi güç bir duygu fazlalığı ve zihin/duygudurumun genellikle geçici olarak girdiği olağanüstü bir duruma işaret eden, eskimiş bir terimdir.
Modern psikoloji ve psikiyatride histeri, en kaba tabirle kendini kaybetmeye (histerik) dayalı bir bozukluk olarak tanımlanır. Histerik olarak tanımlanan davranışlar, aşırı ve kontrolden çıkmış olan fazlasıyla duygusal tepkilerdir.
Histeri, tarihte ilk defa Antik Mısır ve Antik Yunan döneminde keşfedildiği düşünülen ve uzun yıllar kendi başına bir rahatsızlık olarak kabul edilen bir durumdur. Ancak 1980 yılından sonra bu tür davranışlar sergileyen kişilere histerik yerine farklı tanılar konulmaktadır.
Histerinin bazı belirtileri şunlardır:
Histerinin nedenleri arasında genetik yatkınlık, çocukluk dönemi travmaları, aile içi iletişim sorunları ve bireyin çevresel stres faktörlerine maruz kalması gibi faktörlerin bir kombinasyonu olduğu düşünülmektedir.
Histeri, kişisel bir hastalık olmanın dışında bazı toplumlarda da panik benzeri korkular ve buna dayalı davranışlar şeklinde gözlenmiş ve teşhis edilmiştir.
Histeri tanısı yalnızca bir uzman tarafından konulabilir.
SON YAZILAR